Gençler mağaraya ne zaman girdiler? Ne zaman çıktılar?

Gençler Afşin'deki mağaraya ne zaman girdiler? Ne zaman çıktılar?

Afşin Yedi Uyurlar Mağarası ziyaretinde (31.08.2023) yaşadığım mucize

Kur’an’a göre mağaranın
GPS koordinatları

38°K

36°51'17"D

Afşin / Kahramanmaraş

 

Gerçek Ashab-ı Kehf Mağarası Türkiye’nin Kahramanmaraş iline bağlı Afşin ilçesinde yer almaktadır. Bu mağarayı 31.08.2023 tarihinde ailemle birlikte ziyaret etmiştim. Bu ziyarette mağaranın GPS koordinatlarının 17. ayette verildiğini henüz bilmiyordum. Mağaranın kuzeybatıya bakıp bakmadığını gözlerimle görmek istediğim için Afşin'e gitmiştim. Bu ziyarette yaşamış olduğum deneyimleri de sizlerle paylaşmak isterim.

Mağarayı yakından tanıyalım;    

Resim 59

Resim 60

Resim 61

Ashab-ı Kehf Mağarası ilçenin kuzeybatısında, ilçeden 6 km uzaklıkta, Bencilüs Dağı’nın güney doğusunda, Binboğa Dağı’nın eteklerinde ilçeye bakan tarafında, vadiden bir hayli yüksekte, sarp bir yamaçta bulunmaktadır.

Resim 62

Resim 63

Bu fotoğrafın öyküsünü kısaca anlatayım: 31.8.2023 yılında Afşin’deki mağarayı incelemeye gitmiştim. Mağaranın 18:17 ayetinde Rabb’imizin tanımladığı teknik işaretlere yani mağara girişinin kuzeybatıya bakıp bakmadığını gözlerimle görmek ve ölçüm yapmak istiyordum. Bol bol video çektim elbette. Ancak henüz yüce Allah’ın 17. ayette mağarayı tam olarak işaret ettiği GPS değerlerinden haberdar değildim. Ankara’ya dönüp çalışmalara devam ettim. Yüce Rabb’imin bir hediyesi olarak 17. ayetteki GPS verilerinin işaretini fark ettim. Daha sonra geriye yönelik Afşin ziyaretinde çektiğim videoları izlerken gerçekten büyük şaşkınlık yaşadım. Meğerse farkında olmayarak yüce Allah’ın 17. ayette mucizevi şekilde işaret ettiği GPS değerlerinin tam üzerinde duruyormuşum. Telefonumun açık havada GPS uydularından aldığı veriye lütfen dikkat edin. Tam olarak 38 derece kuzey (N) enlem; 36 derece 51 dakika 17 saniye doğu (E) boylam. Ben de bunu sonradan fark ettim. Meğerse gençlerin mağaraya girdikleri MS 100-150 yıllarında mağaranın bulunduğu yerde duruyormuşum.

Resim 64

SubhanAllah! MaşAllah!

Hayatta her şey bir hesap iledir. Her şey bir kadere yani ölçüye bağlanmıştır. Mutlak ki yüce Rabb’im bir Planck mesafesinde; bir Planck alanında, bir Planck hacminde ve bir Planck zamanında olan her bir şeyden haberdardır. O’nun izni olmadan bizler asla dileyemeyiz bile.

81:29 Ve diler değilsiniz; ki ancak diler Allah; âlemlerin Rabb’i.

Sonradan fark ettiğimiz 19 mucizesi ve diğer işaretler;

323 derece kuzeybatı (NW) =19x17

17 sayısı bizlere GPS koordinatları veren 17. ayetin ayet numarasıdır. Ayrıca mağarayı saniyesi derecesinde bulmamızı sağlayan sayıdır.  

323 17 19 mucizesi

Mağara içinde 323 (19x17) derece kuzeybatı;

Not: 323 dereceyi daha sonradan fark ettik. Ben sadece mağaranın kuzeybatıya baktığını göstermeye çalışıyorum.

323 magara icinden 19 mucizesi yedi uyurlar magarasi

Mağara dışından 323 (19x17) derece kuzeybatı;

Not: 323 dereceyi ve GPS değerlerini sonradan fark ettik. Meğerse 17. ayetin işaret ettiği koordinatların tam da üzerinde duruyormuşum. Ben sadece mağaranın kuzeybatıya baktığını göstermeye çalışıyorum. 

323 magara disindan 19 mucizesi yedi uyurlar magarasi

Ziyaret tarihi 31.08.2023; rakamları toplamı 19

31082023 tarihli afsin ziyareti mucizesi 19 mucizesi

Ayette 34 kelime (+)=36, 38, 51, 17 sayıları rakam toplamı=34

kehf suresi 17 ayet 34 kelime mucize yedi uyurlar

Devam edelim;

Resim 65

Resim 66

Resim 67

Resim 68

Resim 69

Resim 70

Resim 71

Resim 72

Resim 73

Mağaranın girişine yapılmış olan Bizans dönemi mescidine/kilisesine ait taş kalıntılardan bazıları.

Resim 74

Resim 75

Resim 76

Resim 77

Resim 78

Resim 79

 En doğrusunu yüce Allah bilir.

 

Yedi Uyurlar Mağarası'nın GPS Koordinatları ve Kur'an

Yüce Allah’ın 2023 yılı itibariyle büyük bir mucizesi tecelli etmiştir. Roma İmparatorluğunun ve kendi kavimlerinin şirk belasından kaçan 7 gencin sığınmak için girdiği bir mağara hakkında teknik bilgiler veren Kehf suresinin 17. ayetinin kelime ve harf düzeyinde incelenmesi bizlere büyük bir mucizeyi göstermiştir. 17. ayetin işaretiyle gerçek mağaranın 38 derece kuzey; 36 derece 51 dakika 17 saniye doğu boylamı üzerinde olduğunu şaşkınlık içinde göreceksiniz inşAllah. Gerçek Ashab-ı Kehf (Yedi Uyurlar) Mağarasının Afşin’deki mağara olduğunu yüce Allah’ın bir hediyesi olarak göreceksiniz inşAllah.

Şerefli Kur’an’ımızın 18. suresi olan Kehf surenin 17. ayeti tek tanrıcı 7 gencin sığındığı bir mağara hakkında teknik bilgiler vermektedir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur:
Kehf (Mağara) suresi 17. ayetinin meali:

Kur’an Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

2155|18|17|وَتَرَى ٱلشَّمْسَ إِذَا طَلَعَت تَّزَٰوَرُ عَن كَهْفِهِمْ ذَاتَ ٱلْيَمِينِ وَإِذَا غَرَبَت تَّقْرِضُهُمْ ذَاتَ ٱلشِّمَالِ وَهُمْ فِى فَجْوَةٍ مِّنْهُ ذَٰلِكَ مِنْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ مَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِ وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُۥ وَلِيًّا مُّرْشِدًا

Arapça okunuş

Ve tereş şemse izâ taleat tezâveru an kehfihim zâtel yemîni ve izâ garabet takrıduhum zâteş şimâli ve hum fî fecvetin minh(minhu), zâlike min âyâtillâh(âyâtillâhi), men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ(murşiden).

Meal

Ve görürsün Güneş’i; doğduğu/yükseldiği vakit eğilir mağaralarından onların, sağa doğru; ve battığı (Güneş) vakit makaslar/çaprazlar onları, sola doğru; ve onlar içindedirler bir gedik/bir oyuk onun (mağaranın); işte bu; ayetlerindendir Allah'ın; kimi kılavuzlar doğru yola Allah; öyle ki, o doğru yolu bulandır; ve kimi saptırır, öyle ki, asla bulamazsın ona bir veli (yakın koruyucu); bir doğru yol/bir olgunluk.

Yüce Allah bu ayette mağaranın pozisyonuyla ilgili muhteşem güzellikte bilgiler veriyor. Tek yapmamız gereken ayetleri doğru çevirip olduğu gibi yüce Allah’ın işaretlerini izlemektir. 

17. ayette “Ve görürsün Güneş’i; doğduğu/yükseldiği vakit eğilir mağaralarından onların, sağa doğru; ve battığı (Güneş) vakit makaslar/çaprazlar onları, sola doğru; ve onlar içindedirler bir gedik/bir oyuk onun (mağaranın); işte bu; ayetlerindendir Allah'ın; kimi kılavuzlar doğru yola Allah; öyle ki, o doğru yolu bulandır; ve kimi saptırır, öyle ki, asla bulamazsın ona bir veli (yakın koruyucu); bir doğru yol/bir olgunluk.” buyrulmaktadır. Bu ayet çok önemlidir çünkü gençlerin sığındığı ve bilinçsiz bir şekilde sayılı seneler adetince kaldıkları mağaranın pozisyonu hakkında bilgi vermektedir. Yüce Allah’ın izniyle bu ayeti inceleyelim.

Yüce Allah Kur’an’da yönleri işaret ederken bir sistematik içinde bizlere işaret eder. Buna en iyi örnek aynı surenin 83-98. ayetleri arasında işaret edilen Zülkarneyn kıssasıdır. Yüce Allah doğu ve batı yönünü Güneş’in doğduğu ve battığı yer olarak işaret etmiştir. Bu arada “Zülkarneyn: Kur’an’ın Eşsiz Mucizesi” isimli kitabımı okumanızı tavsiye ederim.

18:86 Ta ki ulaştığı/vardığı vakit battığı yere Güneş’in; ve buldu onu (Güneş’i) uzaklaştı/çekip gitti/battı (Güneş) bir gözede/bir pınarda, bir çamur; ve buldu yanında onun (gözenin) bir kavim; dedik Ey Zülkarneyn! Ya ki azap edersin veya ki tutarsın onlara bir güzellik.

18:90 Ta ki ulaştığı/vardığı vakit doğduğu yere Güneş’in; ve buldu onu (Güneş’i); doğdu (Güneş) üzerine bir kavim; asla yapmayız onlara onun (Güneş’in) astından bir örtü/bir siper.

17. ayetteyse doğu ve batı yönleriyle birlikte sağ ve sol yönleri de işaret ediliyor. Doğu ve batı yönlerinde zaten bir sorun yok. Güneş’in doğduğu yer doğu, battığı yer batı olur. Ancak sağ ve sol yönleri için durum daha karmaşıktır. Bu nedenle ayette Rabb’imiz sağ ve sol yön işaretiyle hangi yönleri işaret etmiş öncelikle bunu bulmamız gereklidir.

“Ve görürsün Güneş’i” işareti önemlidir. Arapça gramer olarak ‘تَرَى ٱلشَّمْسَ’, “tere ş-şemse” geçişindeki ‘تَرَى’ “tere” fiili ikinci şahıs tekil olarak gelmiştir. Sesleniş direkt olarak Muhammed peygamberedir. Muhammed peygambere olan seslenişi biz kendi üzerimize de alabiliriz. Bu nedenle ayetleri mağara ve rakim yoldaşları dışında bir kimsenin gözünden okumak durumdayız. Analiz mağara içindeki gençlerin gözünden yapılmamalıdır.  Bu nokta çok önemlidir. Bu nedenle mağara içinde değil, mağarayı dışardan gören bir kimse olarak analiz yapmak durumundayız. Aksi hâlde sol neresidir sağ neresidir asla anlaşılamaz. Sağ ve sol yön bir insanın durduğu pozisyona göre farklı yerleri işaret edebilir. Sağ tarafı kuzey olan bir kimse 180 derece dönerse bu kez sağ tarafı güney yönü olur. Sol için de durum elbette aynıdır. Mağara için de elbette aynıdır. Bir mağaranın sağı ya da solu mağaranın içindeki veya dışındaki kişinin durduğu yöne göre değişecektir. Görüldüğü üzere ayette geçen sağ ve solun neye göre sağ ve sol olduğu anlaşılmadan ayet asla anlaşılamaz. Herkes kendi kafasına göre hayali bir referans noktası alır ve iddia ettiği mağaranın gerçek mağara olduğuna deliller getirmeye çalışır. 18:17 ayetinde geçen sağ ve sol yönü kimin sağı ve kimin solu olacak? Yüce Allah bunu bizlere bildirmemiş olsaydı Kur’an’da haşa bir eğrilik olacaktı. Rabb’imiz ne demek istemiş anlayamayacaktık. Oysa Rabb’imiz 1. ayette Kur’an’da bir çelişki olamayacağını bildirmişti.

18:1 Hamd Allah'adır; ki indirdi kuluna kitabı; ve asla yapmadı ona (kitaba) bir eğrilik/bir yamukluk.

Gerçekten de böyledir. Kur’an’da asla bir eğrilik, bir yamukluk bulunamaz. Yüce Allah’ın ayetin hemen başında “Ve görürsün Güneş’i” buyurması işte bu nedenledir. Ayetteki sağ ve sol yönlerinin tespit edilmesi yüzünü Güneş’e dönmüş bir kimse üzerinden yapılacaktır.   

“Doğduğu/yükseldiği vakit” geçişinden anlarız ki bu kimse Güneş’in doğduğu anda Güneş’e bakmaktadır yani tam olarak doğuya doğru bakmaktadır. Güneş’i doğarken izlemektedir.

 Resim 10: Yüce Allah ilk işareti bizlere vermiştir. Analizler Güneş’in doğuşunu mağara dışından izleyen, mağara ve rakim yoldaşlarından farklı bir kimse üzerinden yapılmalıdır. 

 Resim 10

 Güneş’in sağa doğru eğilmesiyle verilen muhteşem işaret:

“Doğduğu/yükseldiği vakit eğilir mağaralarından onların, sağa doğru” buyrulmuştur. Bu noktada ikinci referans noktamız olarak mağara işaret edilmiştir.

Anlarız ki Güneş’in doğduğu yöne bakan, aynı zamanda da mağaranın yakınlarında bir yerde olan bu kimse kollarını iki yana açtığında Güneş’i doğduktan sonra sağ kolunun tarafına doğru eğilerek yükseldiğini görecektir. Güneş sağa doğru eğilerek yükselecektir. Bu kimsenin mağaranın illaki girişinin önünde olması gerekmez. Mağaranın dışında her nerede olursa olsun Güneş’i mağaranın sağına doğru eğiliyor görecektir.

Anlarız ki yüce Allah bu işaretle bizlere bu mağaranın kuzey yarım kürede olduğunu bildirmektedir. Güneş’in doğuşunu izleyen ve Güneş’i sağına doğru eğildiğini gören bir kimse mutlak ki kuzey yarım kürededir. Sağ taraf da her zaman güney olur.

Resim 11: “Doğduğu/yükseldiği vakit eğilir mağaralarından onların, sağa doğru…” geçişi bizlere bu mağaranın kuzey yarım kürede olduğunu kesin olarak işaret eder.

Resim 11

Resim 12: Mağara ekvatorda olmuş olsaydı Güneş mağaraya göre sağa doğru bir eğilme yapmayacaktı. Dik olarak yükselecek ve mağaranın üstünden geçerek batacaktı.

Resim 12 

Resim 13: Mağara güney yarım kürede olmuş olsaydı Güneş’in sola doğru yani kuzeye doğru eğilmesi gerekirdi.

Bu yerin kutuplara çok yakın olması da mümkün değildir. Çünkü kutuplarda 6 ay gündüz 6 ay gece olmaktadır.

Resim 13

 

 

Devam edelim:

Çok önemli bir işaret: Yüce Allah Güneş’in doğuşu sırasında Güneş’in mağara içindekileri makasladığına (çaprazladığına) dair herhangi bir işaret vermemiştir. Oysa aynı ayettin hemen sonrasında Güneş batarken gençleri makasladığına (çaprazladığına) dair bilgi gelmiştir. Böylece anlarız ki Güneş’in doğması ve sağa doğru yani güneye doğru eğilme sürecinde mağara girişi Güneş almamaktadır.

Ayetin devamında “ve battığı (Güneş) vakit makaslar/çaprazlar onları, sola doğru” buyrulmuştur. “Makaslar (çaprazlar) onları”, ‘تَّقْرِضُهُمْ’, ‘takrıduhum’ fiilindeki “onları” zamiri mağara içindeki gençleri işaret eder. Analizlerin Güneş’in doğuşunu izleyen bir kimse üzerinde yapılması gerektiğini bildirmiştik. Ayetin başında sağ tarafın güney yönü olduğunu da anlamıştık. Böylece sol yön mutlak ki kuzey olur. Güneş’in doğuşunu izleyen bir kimsenin solu kuzey yönü olur. Güneş’in batışı esnasında farklı bir durum oluştuğunu yüce Rabb’imiz bizlere bildiriyor. Güneş batarken Güneş ışınları mağara girişini içerideki gençlere göre çaprazlayacak şekilde aydınlatmaktadır. Bu makaslama sola doğru olmaktadır yani kuzeye doğru. Anlarız ki Güneş ışığı Güneş batarken mağara girişinin kuzey duvarının içine düşmektedir. Makaslama (çaprazlama) kelimesinden anlarız ki Güneş batımından bir süre önce mağara girişinin kuzey iç duvarı yönüne Güneş ışığı düşmeye başlamaktadır. Güneş’in batmak için eğilmesiyle birlikte bu aydınlanma mağara girişinin kuzey iç duvarında mağara içine doğru ve daha yükseğe doğru hareket etmektedir. Bu ışık hareketi mağara içindeki gençleri kuzey-sol duvardan çaprazlamaktadır.

Resim 14: Mağaranın içinde olan gençler batan güneşin mağaranın kuzey taraf iç duvarına vurduğunu görmüş olmalılar.

Resim 14 

Gençler mağaranın içinde güneyde olan bir oyukta/bir yarıktadır;

18:17 ayetinde “ve onlar içindedirler bir gedik/bir oyuk onun (mağaranın)” buyrulmuştur.

(فَجْوَةٍ) ‘fecvetin’ kelimesi kökü (فجو) bir açıklık (opening), gedik/açıklık/delik (aperture), gedik/oyuk (breach), aralık/boşluk (gap), yarık (interstice) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 817 (of 1303)

Açık olarak anlarız ki mağara içinde, mağaranın daha derinlerinde bir yarık, bir boşluk, bir gedik vardır. Gençler mağaraya sadece girmekle kalmamış onun en gizli, en derin, en görünmez yerine saklanmışlardır. Gençleri makaslayan/çaprazlayan akşam güneşi onları soldan yani kuzeyden çaprazladığına göre mutlak ki bu gençler mağaranın güney yönüne doğru yerleşim gösteren bir oyuğa, bir gediğe, bir boşluğa, bir aralığa saklanmış olmalılardır.

Resim 15: Gençlerin mağaranın derinlerinde güney kısmında saklandıklarını da anlarız. Yüce Allah akşam gün batımı güneşinin gençleri soldan yani kuzeyden makasladığını (çaprazladığını) bildirmiştir.

Resim 15

Yüce Allah’ımız ayette muhteşem bir şekilde (bir ilaha yakışır bir şekilde) bizlere mağaranın pozisyonu hakkında bilgi vermiştir. Mağara girişi sabah güneşi görmeyen; öğle ve ikindi vakti güneş görmeyen, ancak akşam Güneş batmak için eğildiğinde ve Güneş batarken mağara girişinin kuzey yönüne akşam güneşi alan bir mağara olmalıdır. Bu şartlara uygun bir mağaranın girişi mutlak ki kuzey-batıya bakmalıdır. Girişi kuzeybatıya bakan bir mağara tepe, dağ veya kayalık nedeniyle sabah güneşi görmez. Güneş sağa yani güneye eğildiği için öğlen ve ikindi güneşi de görmez. Ancak akşam Güneş’in batışı öncesi ve batması sırasında mağara girişinin kuzey tarafı güneş alabilir.

Devam edelim:

17. ayette “işte bu; ayetlerindendir Allah'ın; kimi kılavuzlar doğru yola Allah; öyle ki, o doğru yolu bulandır; ve kimi saptırır, öyle ki, asla bulamazsın ona bir veli (yakın koruyucu); bir doğru yol/bir olgunluk.” buyrulmuştur. Kesinlikle böyledir. Yüce Allah bir kimsenin doğru yola kılavuzlanmaya layık olduğunu görürse o kimseyi doğru yoluna kılavuzlar ve artık yüce Allah o kimsenin yakın koruyucusu, velisi olur. Yüce Allah’ın ayetteki bu işareti de asla boşuna değildir. Yüce Allah sadece kendisini ilah edinmiş olan, şirkten uzak olan bu gençlerin velisi yani yakın koruyucusu olacaktır, olmuştur da. Onlara rakim (yazıt, rakamlayıcı) yoldaşlarını göndererek rahmetinden bağışlamış ve kurtulmalarını sağlamıştır.

17. ayetin mağaranın konumuyla ilgili teknik bilgiler vermesi çok dikkat çekicidir. Mağaranın Dünya üzerindeki pozisyonuyla ilgili Yüce Allah’ın bir mucizesi tecelli edecekse mutlak ki bu mucizenin 17. ayette tecelli etmesi beklenir. İşte birazdan yüce Allah’ın izniyle Kur’an’ın çok büyük bir mucizesine tanık olacaksınız. Dünyanın en büyük iki dinî inancı olan Hristiyanlık ve Müslümanlığın ortak noktası olan Ashab-ı Kehf (Yedi Uyurlar) mağarasının nerede olduğunu yüce Rabb’imizin bizlere 17. ayette bildirmiş olduğunu şaşkınlıkla göreceksiniz. Hem de metre hassasiyetinde.

Kitabın giriş bölümünde de belirttiğim gibi yüce Allah ayetlerini (mucizelerini) bizlere gösteriyor bizler de onları sadece tanıyoruz, onlara tanık oluyoruz. Bunu elbette yüce Allah’ın izniyle ve dilemesiyle yapıyoruz. Kur’an haberlerini vermeye başlamıştır. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Kur’an’ın indiği dönemdeki gibi tekrar baş tacı edilme süreci yüce Allah’ın izniyle yaşanacaktır. Yüce Allah nurunu mutlak ki tamamlayacaktır. Kur’an bir deniz feneri gibi hak eden insanları şirk karanlığından aydınlığa yani gerçek tek tanrıcılığa ulaştıracaktır.

Gerçek Ashab-ı Kehf (Yedi Uyurlar) Mağarası nerede?

Ashab-ı Kehf Mağarası olduğu iddia edilen yaklaşık 40 mağara vardır. Türkiye, Ürdün, Almanya, Fransa, İtalya, Avusturya, Rusya, Belçika, İspanya, Hollanda, Lüksemburg, Ukrayna, Çin ve Habeşistan’daki bazı mağaraların Ashab-ı Kehf Mağarası oldukları iddia edilir. Bir mağara ve onun önünde eski bir ibadethane kalıntısı varsa hemen Ashab-ı Kehf Mağarası olduğu düşünülür.

Bir şeyin Dünya üzerindeki yerini tam olarak nasıl biliriz?

Enlem ve boylamla. Enlem ve boylam değerleri sayesinde bir yerin Dünya üzerindeki yeri kesin olarak belirlenebilir. Bunun için meridyen ve paralel kavramını kısaca öğrenelim:

Meridyen:

Meridyen Ekvator'a dik açı yapacak şekilde yerküreyi 360 eşit parçaya bölen ve uçları kutuplarda birleşen, yay şeklindeki varsayımsal çizgilerdir. Her meridyen, bir büyük çemberin yarısıdır ve tüm meridyenler aynı uzunluktadır. Meridyenler Kuzey Kutbu’ndan başlayıp, Ekvator’u tam dik kesip Güney Kutbu’nda sona ererler.

Resim 27: Başlangıç meridyenin batısı batı meridyenler; doğusuysa doğu meridyenleri olarak tanımlanır.

Resim 27

İngiltere'nin Greenwich gözlemevinden geçen meridyen, başlangıç meridyeni kabul edilir ve 0° derece olarak gösterilir. Doğusunda kalan yerlere doğu yarım küre, batısında kalan yerlere batı yarım küre denir. Toplam 360 meridyen yayı vardır. 0° derece (Greenwich) ve 180° derece meridyenleri karşı karşıyadır ve birbirini daireye tamamlar. Bu nedenle 180. meridyene "antimeridyen" de denir.

Resim 28: Greenwich’den geçen 0° derece meridyeni. Bu meridyenin doğusu doğu yarım küre, batısı batı yarım küredir.

Resim 28

6. yüzyıldan beri farklı yerler farklı toplumlar tarafından başlangıç meridyeni olarak kabul edilmiştir. 1884 yılında aralarında Osmanlı Devleti'nin de bulunduğu 25 ülkeden 41 temsilci Washington'da "Uluslararası Meridyen Konferansı" için toplanmıştır. Bu toplantıda 22 oyla Greenwich 0 meridyeni olarak seçilmiştir. O zamanlarda dünya denizcilerinin %70'inin Greenwich zaman dilimini kullanması, burasının baş meridyen seçilmesinde etkili olmuştur. Günümüzde tüm ülkeler ve toplumlar Greenwich’i 0 meridyeni olarak kabul etmektedir. Greenwich’e başka bir alternatif de yoktur.  

Resim 29: Greenwich’ten geçen sanal başlangıç meridyeni Dünya’yı batı ve doğu yarım küre olarak ikiye böler. Tıpkı ekvatorun Dünya’yı kuzey ve güney yarım küre olarak ikiye bölmesi gibi.

Resim 29

Paralel nedir?

Ekvator’a paralel şekilde kuzey ve güney yönlerde kutuplara kadar birer derece aralıklarla çizilen dairelere paralel adı verilir. Ekvator çemberi Dünya’nın tam orta noktasındaki ve kutuplara eşit uzaklıktaki çemberdir. Bu nedenle başlangıç paraleli olarak kabul edilir. Ekvatorun yeri Dünya’nın şekliyle ortaya çıkmıştır. Ekvator dünyayı kuzey ve güney olmak üzere iki eşit yarı küreye ayırır.

Resim 30: Ekvatordan geçen sanal bir çizgi paralel çizgilerin başlangıcı kabul edilir.

Resim 30

Resim 31: Paralel çizgileri ekvator çizgisine olan uzaklıklarına göre derecelendirilir.

Resim 31

Kuzeydeki paralellere “kuzey parallelleri”, güneydekilereyse “güney paralelleri” adı verilir.

Boylam nedir?

Bir konumun bulunduğu meridyenin derece, dakika ve saniye olarak ifade edilmesidir. Yani bir konumun bulunduğu meridyenin başlangıç meridyeni olan Greenwich’e olan mesafesinin derece, dakika ve saniye cinsinden açısal uzaklığının ölçüsüdür.

Örnek: A noktası 20. doğu meridyeni üzerindeyse A’nın boylamı 20° derece doğu boylamıdır.

Boylamlar da meridyene bağlı olarak belirlendiği için doğu ve batı boylamları olmak üzere ikiye ayrılır.

Enlem nedir?

Bir konumun bulunduğu paralelin derece, dakika ve saniye olarak ifade edilmesidir. Yani ilgili konumun Ekvator’a olan uzaklığının açısal ifadesidir. Ekvator’un enlemi tanım gereği 0° derecedir.

Örnek: A noktası 40° derece kuzey paraleli üzerindeyse A noktasının enlemi 40° derece kuzey enlemidir. Bu nokta Ekvator’dan 40° derece kuzeye doğru yerleşimlidir.

Enlem ve boylam üzerinden bir bölgenin Dünya üzerindeki konumunun belirlenmesi:

Ülkemizin Dünya üzerindeki yerleşimini örnek verirsek; ülkemiz 26° ila 45° derece doğu boylamıyla 36° ila 42° derece kuzey enlemi içinde yer almaktadır. Dikkat ederseniz boylam için doğu, enlem için kuzey dedik. Aksi hâlde ülkemizin tam olarak yerini bulamazdık. Doğu boylamı olduğu için Green­wich’in doğusunda olduğunu anlarız. Kuzey enlemi olduğu için de kuzey yarım kürede olduğunu anlarız. Batı boylamı deseydik bu kez Greenwich’in batısına doğru 26° ila 45° derece gidecektik. Kuzey yerine güney enlemi deseydik bu kez güney yarım küreye 36° ila 42° derece gidecektik.     

Resim 32: Türkiye’nin enlem ve boylam koordinatları

Resim 32

 

Tek bir nokta üzerinden bir örnek daha verelim ki durum tam olarak anlaşılsın.

Aşağıdaki resimde İstanbul’un Dünya üzerindeki konumu gösterilmiştir. İstanbul 29° derece doğu boylamı ve 41° derece kuzey enlemi üzerindedir. 

Resim 33: Türkiye Coğrafi Koordinat Haritası

Resim 33

Görüldüğü üzere Dünya üzerindeki bir yerin konumu batı-doğu boylam ve kuzey-güney enlem bilgisiyle tam olarak bilinebilmektedir.

Yüce Allah’ın izniyle, şerefli Kur’an’ımızda Yüce Rabb’imiz bizlere gerçek Ashab-ı Kehf Mağarası’nın yerini boylam ve enlem bilgisiyle işaret etmiş mi görelim.

Mağaranın konumunun teknik olarak işaret edildiği ayetten yani 17. ayetten başlamamız gereklidir. Çünkü Rabb’imiz bir işaret vermişse mutlak ki bu ayette onu görmemiz gerekir. Ayeti burada tekrardan verelim.

Yüce Allah 18:17 ayetinde şu şekilde buyurmaktadır:

Kur’an Âyet No|Sure No|Âyet No|Âyet

2155|18|17|وَتَرَى ٱلشَّمْسَ إِذَا طَلَعَت تَّزَٰوَرُ عَن كَهْفِهِمْ ذَاتَ ٱلْيَمِينِ وَإِذَا غَرَبَت تَّقْرِضُهُمْ ذَاتَ ٱلشِّمَالِ وَهُمْ فِى فَجْوَةٍ مِّنْهُ ذَٰلِكَ مِنْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ مَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِ وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُۥ وَلِيًّا مُّرْشِدًا

Arapça okunuş

Ve tereş şemse izâ taleat tezâveru an kehfihim zâtel yemîni ve izâ garabet takrıduhum zâteş şimâli ve hum fî fecvetin minh(minhu), zâlike min âyâtillâh(âyâtillâhi), men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ(murşiden).

Meal

Ve görürsün Güneş’i; doğduğu/yükseldiği vakit eğilir mağaralarından onların, sağa doğru; ve battığı (Güneş) vakit makaslar/çaprazlar onları, sola doğru; ve onlar içindedirler bir gedik/bir oyuk onun (mağaranın); işte bu; ayetlerindendir Allah'ın; kimi kılavuzlar doğru yola Allah; öyle ki, o doğru yolu bulandır; ve kimi saptırır, öyle ki, asla bulamazsın ona bir veli (yakın koruyucu); bir doğru yol/bir olgunluk.

Bu ayet o kadar muhteşem bir ayet ki! Ancak bir ilah bu kadar öz bir şekilde bir yeri tarif edebilir. 1400 yıldır bu ayet Kur’an’da duruyordu. 1400 yıldır anlaşılamamıştı. İçindeki sırlar ortaya çıkmamıştı. Yüce Rabb’imiz bu ayetin sırrını bizlere gösterdi. Ayette işaret edilen “işte bu; ayetlerindendir Allah'ın” geçişinin neden vurgulandığını, bu geçişin neyi işaret ettiğini bizlere gösterdi. Bu ayetin mucizesini; bu ayetin haberini bizlere gösterdi. Çok şükürler olsun ki bizler de onu tanıdık; gördük. Rabb’ime sonsuz şükrederim. 

Yüce Allah’ın Kur’an’daki toplam sure sayısı, toplam ayet sayısı, ayetlerin dizilişi, ayetin numarası, ayetteki kelime sayısı; ayetteki kelimelerin dizilişi, ayetteki harf sayısı ve harflerin dizilişiyle ilgili bizlere büyük işaretler verdiğini biliyoruz. Bu kitap Yüce Allah’ın katındandır. O’nun indindendir. Her bir harfinin dizilişi bile ilahidir ve her şekilde büyük işaretler sunar. Bu büyük işaretlerden bir tanesinin de 17. ayette olduğunu şaşkınlıkla göreceğiz inşAllah.  

17. ayeti harf düzeyinde teknik olarak inceleyeceğiz. Ancak hemen gözünüz korkmasın. Aranızdan bazılarının “Ben Arapça bilmiyorum ki! Harfleri nasıl sayacağım?” dediğini duyar gibiyim. Hiç endişe etmeyin. Bu mucizeye tanık olmanız için Arapça bilmenize gerek yok. 17. ayet toplam 34 kelimeden oluşmaktadır. Bu 34 kelimede toplam 125 harf mevcuttur. Arap alfabesi toplam 28 harften oluşur. Arap alfabesini aşağıda sizlere göstereceğim. Öncelikle ayetteki kelimeleri ayıracağız daha sonra kelimeleri harflerine ayıracağız. Daha sonra harfleri kontrol ederek birlikte sayacağız. Hiçbir zorluk yok. 

Kelime ve harf sayımları Osman Mushaf’ından (Uthmani) yapılmıştır. Aşağıdaki linkten Uthmani Mushaf’ını metin dosyası olarak indirebilirsiniz. 

https://tanzil.net/download/

https://kuranmucizeler.com/kuran-uthmani-numarasiz-besmeleler-haric

Sayımlar elbette Arapça kelime ve harflere göre yapılmıştır. Lütfen Türkçe meallerden sayım yapmayınız.

Yazılım kullanarak, kopyala yapıştır tekniğiyle sayım yapmak isteyenler aşağıdaki QR kodunu kullanabilirler.

17. ayetini kelimelerine ayıralım. Bu ayette 34 kelime vardır.

Ayetteki 

Kelime Sırası

Arapça
Kelime


Türkçe Meal


Arapça Latin

1

وَتَرَى

ve görürsün

ve tere

2

ٱلشَّمْسَ

Güneş’i

ş-şemse

3

إِذَا

vakit

izâ 

4

طَلَعَت

doğdu/yükseldi

taleat 

5

تَّزَٰوَرُ

eğilir

tezâveru

6

عَن

-ndan

an

7

كَهْفِهِمْ

mağaraları

kehfihim 

8

ذَاتَ

doğru

zâte

9

ٱلْيَمِينِ

sağa

l-yemîni

10

وَإِذَا

ve vakit

ve izâ 

11

غَرَبَت

battı (Güneş)

garabet 

12

تَّقْرِضُهُمْ

makaslar/çaprazlar onları

takrıduhum 

13

ذَاتَ

doğru

zâte

14

ٱلشِّمَالِ

sola

ş-şimâli

15

وَهُمْ

ve onlar

ve hum

16

فِى

içindedirler

17

فَجْوَةٍ

bir gedik/bir oyuk

fecvetin 

18

مِّنْهُ

onun (mağaranın)

minhu

19

ذَٰلِكَ

işte bu

zâlike 

20

مِنْ

-ndendir

min 

21

ءَايَـٰتِ

ayetleri

âyâti

22

ٱللَّهِ

Allah'ın

llâhi

23

مَن

kimi

men 

24

يَهْدِ

kılavuzlar doğru yola

yehdi

25

ٱللَّهُ

Allah

llâhu 

26

فَهُوَ

öyle ki, o

fe huve

27

ٱلْمُهْتَدِ

doğru yolu bulandır

l-muhtedi

28

وَمَن

ve kimi

ve men

29

يُضْلِلْ

saptırır

yudlil 

30

فَلَن

öyle ki, asla

fe len

31

تَجِدَ

bulamazsın

tecide 

32

لَهُۥ

ona

lehu 

33

وَلِيًّا

bir veli (yakın koruyucu);

veliyyen 

34

مُّرْشِدًا

bir doğru yol/bir olgunluk.

murşiden

İşaret ettiği konuya göre ayeti 3 kısımda incelememiz gerektiğini bizlere bildirilir. 1. kısım; mağaranın pozisyonu, 2. kısım; gençlerin pozisyonu, 3. kısım; doğru yola kılavuzlanma.

Ayetin 3 kısmını işaret ettiği şey farklıdır;

Ayetin kısmı

İşaret ettiği konu

1. kısım

Ve görürsün Güneş’i; doğduğu/yükseldiği vakit eğilir mağaralarından/oyuklarından onların, sağa doğru.

Mağaranın pozisyonu

Mağara kuzey yarım kürededir.

2. kısım

Ve battığı (Güneş) vakit makaslar/çaprazlar onları, sola doğru; ve onlar içindedirler bir gedik/bir oyuk onun (mağaranın/oyuğun); işte bu

Gençlerin pozisyonu

Gençler mağaranın içinde bir oyuktadır. Bu oyuk mağaranın güneyindedir. Çünkü batan güneş gençleri kuzeyden çaprazlamaktadır.

3. kısım

Ayetlerindendir Allah'ın; kimi kılavuzlar doğru yola Allah; öyle ki, o doğru yolu bulandır; ve kimi saptırır, öyle ki, asla bulamazsın ona bir veli (yakın koruyucu); bir doğru yol/bir olgunluk.

Yüce Allah’ın 1 ve 2 kısmında işaret ettiği mucizeyi ancak doğru yola kılavuzlananlar anlayacaktır.

1 ve 2. kısım yüce Allah’ın bir mucizesi olacaktır. Doğru yola kılavuzlanan kimseler bu mucizeye tanık olacaktır, saptırılan kimselerse kendilerine asla bir yardımcı ve bir doğru yol bulamayacaklardır.

Biraz daha detaylı incelemeye devam edelim;

1. kısım:

وَتَرَى ٱلشَّمْسَ إِذَا طَلَعَت تَّزَٰوَرُ عَن كَهْفِهِمْ ذَاتَ ٱلْيَمِينِ

Ve görürsün Güneş’i; doğduğu/yükseldiği vakit eğilir mağaralarından onların, sağa doğru.

Ve tereş şemse izâ taleat tezâveru an kehfihim zâtel yemîni.

Güneş’in doğuşunu izleyen bir kimse üzerinden; Güneş’in sağa eğilmesi üzerinden mağaranın kuzey yarım kürede olduğu işaret edilmiştir. Mağaranın pozisyonu bildirilmiştir. Ayrıca ayetten sağ yönün güney yönü olduğunu da anlarız.

Bu bölümde ilk işaret edilen yön doğu yönüdür. Bu nedenle 1. kısmın bizlere işareti mağaranın hangi doğu boylamında olduğu olmalıdır. Not: Doğu-batı yönü ancak boylamda olur. 

2. kısım:

وَإِذَا غَرَبَت تَّقْرِضُهُمْ ذَاتَ ٱلشِّمَالِ وَهُمْ فِى فَجْوَةٍ مِّنْهُ ذَٰلِكَ

Ve battığı (Güneş) vakit makaslar/çaprazlar onları, sola doğru; ve onlar içindedirler bir gedik/bir oyuk onun (mağaranın); işte bu.

Ve izâ garabet takrıduhum zâteş şimâli ve hum fî fecvetin minh(minhu) zâlike.

Güneş’in batışı üzerinden gençlerin mağaranın güneyinde bulunan bir oyuk içinde oldukları işaret edilmiştir. 2. kısımda bu kez gençlerin mağara içindeki pozisyonu bildirilmiştir. 2. kısmın işaretinin enlem olması beklenir. Çünkü boylam 1. kısımda ilk olarak doğu yönünün işaret edilmesiyle işaret edilmişti. 2. kısımda enlem işaretinin sol yönle yani kuzey yönü olarak işaret edildiği görülür (kuzey yarım kürede Güneş’in doğuşunu izleyen bir kimsenin solu her zaman kuzey olur). 2. kısım çok önemli bir kelimeyle biter. ‘ذَٰلِكَ’ ‘zâlike’ ‘işte bu’ kelimesi ayetin 19. kelimesi olup ayetteki mucizeyi çıkaracak olan kelimedir.

1. ve 2. kısmın ortak işaretiyle mağaranın kuzeybatıya bakması gerektiği de anlaşılır.   

Resim 34: Resimde işaret ettiği konuya göre 1. ve 2. kısım gösterilmiştir.

Resim 34

3. kısım;

مِنْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ مَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِ وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُۥ وَلِيًّا مُّرْشِدًا

Ayetlerindendir Allah'ın; kimi kılavuzlar doğru yola Allah; öyle ki, o doğru yolu bulandır; ve kimi saptırır, öyle ki, asla bulamazsın ona bir veli (yakın koruyucu); bir doğru yol/bir olgunluk.

Min âyâtillâh(âyâtillâhi), men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ(murşiden).

Ayetin 1. ve 2. kısımları mağaranın Dünya üzerindeki konumu (mağara kuzey yarım kürededir) ve içindeki gençlerin mağara içindeki bir yarıktaki/ bir gedikteki pozisyonuyla (gençler mağaranın güneyindedir) ilgiliydi. Ayetin 3. kısmının hemen başında yüce Allah ilk 19 kelimenin kendisinden bir mucize olacağını ‘Ayetlerindendir Allah'ın’ geçişiyle bildirmiştir. ‘Ayetlerindendir Allah'ın’ geçişi mutlak ki ayetin 19. kelimesi olan bir önceki ‘işte bu’ kelimesine vurgudur. ‘işte bu’ kelimesi de bizlere kendisi ve kendisinden önceki toplam 19 kelimenin büyük bir mucize olacağını işaret eder. Bu nedenle ‘işte bu’ kelimesi 19. kelime olarak 2. kısma dahil edilir. 19. kelime olan ‘işte bu’ kelimesi mucizenin tecelli etmesini sağlayan anahtar kelimedir. 

(ءَايَٰتِ) ‘ayetleri’ kelimesi çoğul olarak gelmektedir. Yüce Allah’ın mucizelerini, göstergelerini tanımlamak için kullanılır. 

27:93 Ve de ki: “Hamd Allah'adır; gösterecek O size ayetlerini; öyle ki tanırsınız onu; ve değildir senin Rabb’in gafil/bilgisiz; yaptıklarınız hakkında.

41:53 Göstereceğiz onlara ayetlerimizi; ufuklarda/afakta ve nefislerinde; beyan oluncaya/bildirinceye kadar onlara ki o (Kur’an) gerçek/hak; senin Rabb’in kâfi gelir/yeterli gelir değil mi? Ki O, her şey üzerine bir şahit/tanık.

30:23 Ve O'nun ayetlerindendir uyumanız geceyle; ve gündüz O'nun lütfundan aramanız da; doğrusu bundadır mutlak ayetler işiten bir toplum için.

30:22 Ve O'nun ayetlerindendir yaratılışı göklerin ve yerin; ve farklılığı dillerinizin-lisanlarınızın ve renklerinizin; doğrusu bundadır mutlak ayetler bilenler için.

Tartışmaya yer bırakmayacak şekilde anlarız ki 17. ayette yüce Allah’ın büyük bir mucizesi/ayeti/göstergesi ortaya çıkacak ve bu mucize Kur’an’ın Yüce Allah katından geldiğine dair kesin bir delil olacaktır. Hem de tüm insanlık için. Ayetin 3. kısmından anlarız ki ancak doğru yola kılavuzlananlar 17. ayetteki bu mucizeye tanık olabilecektir. Doğru yola kılavuzlanmayı hak etmeyenler Yüce Allah’ın ayetlerinden birisi olan bu mucizeye tanık olamayacaklardır. Doğru yola kılavuz­lanmayan bu kimselerin artık ne bir velisi olur ne de bir yardımcısı olur. Bu kimseler asla ama asla doğru yolu bulamazlar.

Devam edelim;  

Detaylı incelememiz harf düzeyinde olacak. Bu nedenle Arap alfabesindeki 28 harfi kısaca tanıyalım.

Resim 35: Arap alfabesinde toplam 28 harf vardır.

Resim 35

Arapça harfler kelimenin başında, ortasında veya sonunda olmasına göre farklı yazılır. Bu nedenle teknik analizlerde Arapça kelimeyi oluşturan harfleri ayıracağız ki kolaylıkla sayabilelim.

Tablo 1: 17. ayetin 1. kısmının verdiği büyük işaret.

tablo 1

Resim 36: Ayetin 1. kısmında ilk işaret yön doğu yönüdür. Bu nedenle 1. kısmın 36 olan harf sayısı doğu yönüne doğru 36 derece boylamı işaret eder. 

Resim 36

Eski bir Kur’an mushafında ayetin 1. kısmı nasıl yazılmış bir görelim. Ayrıca kelimeleri ayıralım ve harfleri sayalım.

Resim 37: Cambridge Üniversitesinde bulunan MS 900-1100 tarihlerine tarihlendirilmiş eski bir Kur’an mushafında 18:17 ayetinde yukarıda gösterilen 1. kısmın yazılışını görmektesiniz (MS Or. 771). 1. kısmı oluşturan 9 kelime parantez içine alınmıştır. Her bir kelimedeki harf sayısı kelimenin yanında verilmiştir. Arapça sağdan sola doğru yazılır.  https://corpuscoranicum.de/en/manuscripts/1587/page/9r?sura=18&verse=17

Resim 37

Resim 38: 1. kısmı oluşturan 9 kelime içerdiği harf sayılarıyla birlikte eski bir Kur’an mushafında daha detaylı olarak gösterilmiştir.

Resim 38

Yüce Allah sadece 9 kelimede geçirdiği 36 harfle bizlere mağaranın nerede olabileceğinin ilk işaretini verdi. 36 derece doğu boylamına sahip olan yerleri Dünya üzerinde gösterelim.

Resim 39: Dünya üzerinde 36 derece doğu boylamı değerine sahip yerler çizgi olarak gösterilmiştir.

Resim 39

Görüldüğü üzere yüce Allah 9 kelimede 36 harf geçirerek gerçek Ashab-ı Kehf Mağarası’nı sayısı 40’ı bulan diğer mağaralardan ışın kılıcı gibi ayırdı. İşte Kur’an budur. İşte Kur’an’ın ‘furkan’ özelliği budur. Doğruyla yanlışı ışın kılıcı gibi ayırır. İlerleyen bölümde yüce Allah’ın mağarayı metresine kadar bizlere gösterdiğini şaşkınlık içinde göreceksiniz inşAllah. Yukarıdaki çizginin ülkemizden de geçtiği rahatlıkla görülmektedir. Biraz daha detaya inelim ve ülkemizde 36 derece doğu boylam değerine sahip yerleri gösterelim.

Resim 40: Ülkemiz üzerinde 36 derece doğu boylamı değerine sahip yerler gösterilmiştir.

Resim 40

Aslında yüce Allah sadece 9 kelimede geçirdiği 36 harfle bizlere gerçek Ashab-ı Kehf Mağarasının nerede olduğu gösterdi. Yüce Allah’ın işaret ettiği 36 derece doğu boylamında Ashab-ı Kehf Mağarası olduğu iddia edilen tek bir mağara vardır.   Bu muhteşem işarete tanık olduktan sonra yeni mucizeleri görmek için devam edelim; 

Tablo 2: 18:17 ayetinin 2. kısmının verdiği büyük işaret.

tablo 2

2. kısmın başında işaret edilen Güneş’in batışı üzerinden verilen batı yönü bir işaret olarak kullanılamaz. Çünkü 1. kısımda 36 derece doğu boylamı zaten işaret edilmişti. Bir yer hem doğu boylamında hem de batı boylamında bulunamayacağına göre 2. kısımda enlem bilgisinin verilmesi beklenir. Bu nedenle batı geçişi analize sokulamaz. Rabb’imizin işaretini takip etmek gereklidir. Doğu-batı haricinde 2. kısımdaki işaret edilen ilk yön kuzey yönüdür. Sol yönün kuzey olduğunu daha önce öğrenmiştik (Güneş’in doğuşunu izleyen bir kimsenin solu her zaman kuzey olur). Böylece 2. kısmın harf sayısı olan 38 sayısı gerçek Ashab-ı Kehf Mağarası’nın ekvatora göre kaç derece kuzeyde olduğunu bizlere bildirmelidir. Diğer bir deyişle gerçek Ashab-ı Kehf Mağarası 38 derece kuzey enleminde bulunmalıdır. 

Resim 41: Ayetin 2. kısmında işaret edilen yön sol yani kuzeydir. Bu nedenle 2. kısmın harf sayısı olan 38 sayısı mağaranın kuzey enlem açısını verir.

Resim 41

Eski bir Kur’an mushafında ayetin 2. kısmı nasıl yazılmış bir görelim. Ayrıca kelimeleri ayıralım ve harfleri sayalım.

Resim 42: Cambridge Üniversitesinde bulunan MS 900-1100 tarihlerine tarihlendirilmiş eski bir Kur’an mushafında 18:17 ayetinde yukarıda gösterilen 2. kısmın yazılışını görmektesiniz (MS Or. 771). 2. kısmı oluşturan 10 kelime parantez içine alınmıştır. Her bir kelimedeki harf sayısı kelimenin yanında verilmiştir. Arapça sağdan sola doğru yazılır. https://corpuscoranicum.de/en/manuscripts/1587/page/9r?sura=18&verse=17

Resim 42

Resim 43: 2. kısmı oluşturan 10 kelime içerdiği harf sayılarıyla birlikte eski bir Kur’an mushafında daha detaylı olarak gösterilmiştir.

Resim 43

Resim 44: Dünya üzerinde 38 derece kuzey enlemi değerine sahip yerler çizgi olarak gösterilmiştir.

Resim 44

38 derece kuzey enleminin ülkemizden geçtiği rahatlıkla görülür. Daha detaylı görmek için aşağıda 38 derece kuzey enlem değerine sahip olan yerler gösterilmiştir.

Resim 45: Türkiye’de 38 derece kuzey enlem değerine sahip olan yerler. 

Resim 45

Büyük mucize;

Ayetin 1. ve 2. kısımlarının işaretiyle gerçek Ashab-ı Kehf Mağarası’nı bulmamız için gerekli olan boylam ve enlem bilgileri 9+10 kelime olacak şekilde sadece 19 kelimede Yüce Rabb’im tarafından bizlere bildirilmiştir. Gerçek Ashab-ı Kehf Mağarası’nın boylam ve enlem açısal konumu şudur:

36° derece doğu boylamı.

38° derece kuzey enlemi.

Resim 46: Aşağıdaki resimde 36 derece doğu boylam ve 38 derece kuzey enlem değerine sahip çizgilerin kesiştiği bölge gösterilmiştir. Mağara bu kesişme bölgesinde olmalıdır.

Resim 46

Kesişme alanının Türkiye üzerinde olduğu net bir şekilde görülmektedir. Daha detaylı bir görünüm aşağıdaki resimde verilmiştir.

Resim 47: 36 derece doğu boylamıyla 38 derece kuzey enlemi değerlerine sahip olan kesişme alanı aşağıda gösterilmiştir.

Resim 47

Gerçek Ashab-ı Kehf Mağarası yukarıdaki kesişme alanında olmalıdır. Bu bölgeyi daha yüksek çözünürlüklü gerçek bir harita üzerinde görelim.

Resim 48: Yüce Allah’ın 10+9 kelime olacak şekilde toplam 19 kelimeyle işaret ettiği büyük mucize aşağıda görülmektedir. Resmin ortasındaki bir yerdeki mağara gerçek Ashab-ı Kehf mağarasıdır.

Resim 48

Bana göre 9+10 kelimeyle işaret edilen 36 derece doğu boylamı ve 38 derece kuzey enlemi yüce Allah’ın mucizesinin tecellisi için yeterlidir. Çünkü bu kare içinde sadece tek bir mağara Ashab-ı Kehf Mağarası şartlarına uymaktadır. O da Türkiye’nin Kahramanmaraş iline bağlı Afşin ilçesindeki mağaradır. Ancak bu şerefli Kur’an yüce Allah katından gelmişse mutlak ki yüce Allah bizlere mağaranın konumunu metre düzeyinde vermiş olmalıdır. İşte bu büyük mucizenin devamını da ayetin 3. kısmı tecelli ettirecektir.  

3. kısma geçmeden önce ortaya çıkabilecek bir eleştiriye yanıt verelim;

Ayetin 1. kısmı 9 kelime içermektedir. 2. kısmıysa 10 kelime içermektedir. Bazı kimselerin aklına şu gelebilir: “1. kısmı anladık. Ancak 2. kısmı neden 10 kelime alıyoruz? 10 kelimedeki 38 harfin işaretiyle 38 sayısını kasıtlı olarak mı bulmaya çalıştık?”

Şöyle inceleyelim;

1. kısımda hiç tartışmasız şekilde 9 kelime bir bütündür.

“Ve görürsün Güneş’i; doğduğu/yükseldiği vakit eğilir mağaralarından onların, sağa doğru”=9 kelime (36 harf (+))

2. kısımdaysa sanki iki farklı konu varmış gibi görülür;

“Ve battığı (Güneş) vakit makaslar/çaprazlar onları, sola doğru”= 5 kelime (23 harf (+))

“ve onlar içindedirler bir gedik/bir oyuk onun (mağaranın); işte bu”=5 kelime (15 harf (+))

Ortaya çıkabilecek bu eleştiriye şu şekilde cevap veririz;

İlk olarak;

2. kısımda farklı iki konu varmış gibi gözükse de aslında tek bir konu işaret edilir. O da mağaranın güneyindeki bir yarıkta bulunan gençleri batan gün ışığının soldan yani kuzeyden çaprazlamasıdır. ‘Makaslar/çaprazlar onları’ geçişi mağara içindeki gençleri işaret eder. Yüce Allah ayetin devamında bu gençlerin mağara içinde nerede olduğunu detaylandırmıştır. Yeni bir konuya geçmemiştir.

İkinci olarak;

19. kelimenin mucizesiyle tecelli eden bu delilde 1. kısmın 9 kelime; 2. kısmın 10 kelime olması da aslında kendi başına bir mucizedir. 9 ve 10 sayıları incelendiğinde hemen görülür ki bu iki sayı da özel olarak seçilmiştir.

9 sayısı tek tam sayıların sonuncusudur; âhiridir. 10 sayısıysa onluk sistemin ilkidir; evvelidir.   

57:3 O’dur evvel/ilk ve âhir/son; ve zahir/görünen; ve batın/gizli; ve O’dur her şeyi bilen.

Tek tam sayıların sonuncusu, âhiri olan 9 sayısıyla (9 kelimeyle) 36 derece doğu boylamı işaret edildi.

Onluk sistemin ilki, evveli olan 10 sayısıyla (10 kelimeyle) 38 derece kuzey enlemi işaret edildi.

9 kelime+10 kelime=19 kelime; 19 sayısı da tek Allah’ı işaret etmektedir. İlerleyen sayfalarda 19 mucizesiyle ilgili çok daha fazla bilgi verilecektir.

1+9=10=1+0=1 (Tek Allah)      

Görüldüğü üzere herhangi bir sayıyı bulmak için uğraşmıyoruz. Sadece yüce Allah’ın işaretlerini takip ediyoruz. Tek Allah’ı her zaman işaret eden 19 sayısı tek tanrıcı olan gençlerin mağaralarının GPS koordinatlarını da vermiş oldu. SubhanAllah!

3. kısmın analizi;

Mağaranın Dünya üzerindeki konumu ve içindeki gençlerin mağara içindeki bir yarıktaki/bir gedikteki pozisyonuyla ilgili bilgi veren 1. ve 2. kısım sonrası yüce Allah aniden konuyu değiştirir ve ilk 19 kelimenin kendisinden bir mucize olduğunu belirterek 3. kısma başlar.

“Ayetlerindendir Allah'ın; kimi kılavuzlar doğru yola Allah; öyle ki, o doğru yolu bulandır; ve kimi saptırır, öyle ki, asla bulamazsın ona bir veli (yakın koruyucu); bir doğru yol/bir olgunluk.” buyrulur. “Ayetlerindendir Allah'ın” ‘مِنْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ’ ‘min âyâtillâh’ geçişi önemlidir. Yüce Allah’ın bir ayeti, bir mucizesi olan şeyin ilk 19 kelime olduğunu gördük. 19 kelime bizlere gerçek Ashab-ı Kehf Mağarası’nın yerini göstermişti. 19. kelimeden ayetin sonuna kadar olan 3. kısım da bizleri bir adım daha ileri götürecektir. Yüce Allah temizlenmiş olanları gerçek Ashab-ı Kehf Mağarası’na doğru kılavuzlayacaktır.

Resim 49: Aşağıdaki resimde ayetin 3. kısmının teknik analizi görülüyor.

Resim 49

3. kısmın oluşması da elbette 19. kelimeye bağlıdır.

Resim 50: 19. kelime mucizenin tecelli etmesini sağlamaktadır.

Resim 50

Kur’an’da 19 sayısının yüce Allah’ın büyük ayetlerinden, büyük mucizelerinden bir tanesi olduğu açık ve net olarak bildirilmiştir.19 matematiksel sistemi Kur’an’ı bütünsel olarak surelerin dizilişinden, surelerin numaralandırılmasından, suredeki ayetlerin dizilişinden, ayetlerdeki kelimelerin dizilişinden, ayetlerdeki harflerin dizilişine kadar koruyan bir sistemdir.

19 ayeti/mucizesi Kur’an’ın yüce Allah katından ve korunmuş olduğuna dair evrensel, nesnel ve rasyonel deliller sunar. Konumuz 19 mucizesi değil. Ancak 18:17 ayetinde 9+10 olacak şekilde 19 kelimeyle verilen 36 derece boylam ve 38 derece enlem bilgileri 19 mucizesinin başka bir tecellisi olarak da görülebilir.

19 asal sayısı sıradan bir sayı değildir. Kur’an’ın matematiksel bir mucizesi varsa mutlak ki 19 sayısından daha iyi bir sayı getirilemez. 19 sayısı yüce Allah’ın sıfatlarıyla da örtüşen en iyi sayıdır. Yüce Allah neden 19 sayısını tercih etmiş olabilir kısaca inceleyelim.

19 sayısının içerdiği matematiksel özellikler yüce Allah'ın Vahid yani teklik sıfatının özelliklerine uymaktadır. Kur’an’ın ana fikri tevhid inancıdır, tek tanrıcılıktır; hanifliktir, monoteistliktir. Tek olan yüce Allah Kur’an’da tekliğine ayrı bir vurgu yapmıştır. Bu nedenle Kur’an’ı kodlayarak korumak için seçtiği sayıda da tekliğe bir vurgunun olması beklenir. Ayrıca seçtiği sayıda kendi sıfatlarına da bir işaret olmalıdır.

19 sayısı yüce Allah’ın Kur’an’daki sıfatları açısından incelendiğinde şu sonuçlar karşımıza çıkar:

19 sayısı asal bir sayıdır. Tek olan 1’e ve sadece tek kendisine bölünür.

19 sayısı tek basamaklı ilk tam sayı olan 1 ile tek basamaklı son tam sayı olan 9’dan oluşur. (Yüce Allah ilktir yani evveldir; sondur yani âhirdir.)

57:3 O’dur evvel/ilk ve âhir/son; ve zahir/görünen; ve batın/gizli; ve O’dur her şeyi bilen.

19 sayısı tek basamaklı ilk tam sayı olan 1 ile tek basamaklı son tam sayı olan 9’u tek sefer geçecek şekilde içerir.

19 sayısı tek rakam kalıncaya kadar tek rakamlarına ayrılıp toplandığında en sonunda tekliğe ulaşılır.19=1+9=10. 10 sayısı onluk sistemin ilkidir/evvelidir. 10 sayısında tek 1 vardır. Tek tam sayı vardır. İnsan elinde 10 parmak olması nedeniyle 10’luk sistem yaygın olarak kabul görmüştür. 10=1+0=1 (tek) elde edilir. Mutlak ki 1 sayısı yüce Allah’ın tekliğini işaret eder.

Bütünsel korumalarda da 19 sayısının tekliğe vurgusu ön plana çıkar.

Kur’an’da 114 (19x) sure de toplam 6346 ayet vardır.

6346 sayısı tek rakam kalıncaya kadar tek rakamlarına ayrılıp toplandığında en sonunda tekliğe ulaşılır.

6+3+4+6=19=1+9=10=1+0=1 (tek Allah)

Aynı durum Kur’an’daki toplam kelime sayısı için de geçerlidir. Kur’an’da toplam 77401 kelime vardır. 

77401 sayısı tek rakam kalıncaya kadar tek rakamlarına ayrılıp toplandığında en sonunda tekliğe ulaşılır.

7+7+4+0+1=19=1+9=10=1+0=1 (tek Allah)

19 mucizesiyle ilgili çok daha fazla veri var. Lütfen https://www.kuranmucizeler.com sitesinden daha fazla inceleme yapın. Kelimeleri tek tek sayın. Kimseye peşinen inanmayın. Kendiniz bu sisteme tanık olun.

19 mucizesinin hiçbir kimseye isnat edilemeyeceği konusu;

Yüce Allah’ın büyüklerden birisidir diye biz kullarına bir hediye olarak lütfettiği 19 mucizesi hiçbir kimsenin tekelinde değildir. 19 mucizesi hiçbir kimseye isnat edilemez. İnsan beşerdir; hata eder, yanlış yapar. 19 mucizesi bu nedenle bir kişi veya kişiler üzerinden okunamaz. Yüce Allah’ın büyük bir mucizesi olarak kıyamete kadar bir pırlanta gibi parlayacaktır. Bu konuda hiç kimsenin bir şüphesi olmasın. Bizim görevimiz 19 mucizesini kişilerden bağımsız şekilde ele almak ve incelemektir. Kaldı ki günümüzde 19 mucizesiyle ilgili yeni keşifler devam etmektedir. 19 mucizesi dinamik bir mucizedir. Yapay zekâ uygulamalarıyla çok muhteşem 19 verilerine yüce Allah’ın izniyle ve yönlendirmesiyle ulaşacağımızdan eminim. 19 mucizesi yüce Allah’ın büyük bir ayetidir. Lütfen temiz bir kalple, ön yargılardan uzak şekilde 19 mucizesini kendiniz test edin. Ben sadece bir uyarıcıyım.

Devam edelim:

Doğu boylam 36° derece ve kuzey enlem 38° dereceyle yüce Rabb’imiz gerçek Ashab-ı Kehf Mağarası’nın GPS açısal değerlerini verdi. Doğu boylam 36° derece ve kuzey enlem 38° dereceyle Rabb’imiz gerçek Ashab-ı Kehf Mağarası’nı iddia edilen diğer birçok mağaradan direkt olarak ayırdı ve bize gerçek mağarayı gösterdi. Ancak söylediğim gibi bu kitap evrenlerin yaratıcısındandır. Yüce Allah kulları olan bizlere bir mucize gösterecekse bunu tam olarak yapar. Bu nedenle yüce Rabb’imin mağarayı daha kesin GPS değerleriyle işaret etmesi beklenir.  

Daha detaylı GPS verileri:

Yukarıda detaylı anlatıldığı üzere bir yerin enlem ve boylam değerleri sadece açıdan oluşmaz. Daha detaylı bir yer bildirimi için dakika ve saniye bilgileri de gereklidir.

Örnek; şöyle ki bir yerin tam olarak yerleşimi aşağıdaki gibi gösterilir.
Doğu boylam 29° 35’ 46’’

Kuzey enlem 45° 22’ 19’’  
  

Kur’an, mağaranın açı olarak yerleşimini 36 derece doğu boylam ve 38 derece kuzey enlem olarak vermiştir. Şimdi mağaranın GPS koordinatları dakika ve saniye cinsinden işaret edilmiş mi onu inceleyeceğiz.

18:17 ayetinin devamını oluşturan 3. kısım teknik açıdan incelendiğinde;

Tablo 3: 18:17 ayetinin 3. kısmının verdiği büyük işaret.

tablo 3

Eski bir Kur’an mushafında ayetin 3. kısmı nasıl yazılmış bir görelim. Ayrıca kelimeleri ayıralım ve harfleri sayalım.

Resim 51: Cambridge Üniversitesinde bulunan MS 900-1100 tarihlerine tarihlendirilmiş eski bir Kur’an mushafında 18:17 ayetinde yukarıda gösterilen 3. kısmın yazılışını görmektesiniz (MS Or. 771). 3. kısmı oluşturan 15 kelime parantez içine alınmıştır. Her bir kelimedeki harf sayısı kelimenin yanında verilmiştir. Arapça sağda sola doğru yazılır. https://corpuscoranicum.de/en/manuscripts/1587/page/9r? sura=18&verse=17

Resim 51

Resim 52: 3. kısmı oluşturan 15 kelime içerdiği harf sayılarıyla birlikte eski bir Kur’an mushafında daha detaylı olarak gösterilmiştir.

Resim 52

Önemli not: Harf sayımları ilk Kur’an mushafları nasıl yazılmışsa o şekilde yapılır. Kur’an’a sonradan yapılan harekeleme ana dili Arapça olmayanların kolay okuması için sonradan eklenmiştir. Yukarıda görüldüğü üzere eski Kur’an mushaflarında harekeleme yoktu. Eski Kur’an mushaflarında hemze (ءَ) de yoktu. Hemze de sonradan harekeleme gibi eklenmiştir. Yüce Allah Kur’an’ı nasıl indirmişse bizler de analizlerimizi ona uygun yapmak durumundayız. Buna en iyi örnek 18:17 ayetindeki (ءَايَٰتِ) (ayetleri) kelimesindeki hemzedir. Bu hem­ze günümüz mushaflarında yazılı olmasına rağmen eski Kur’an mushaflarında yer almaz.

Resim 53: MS 700-900 yılları arasında tarihlenen başka bir eski Kur’an mushafında da 18:17 ayetinde geçen (ءَايَٰتِ) (ayetleri) kelimesinin hemzesiz (ءَ) yazıldığını görmekteyiz. 

Resim 53

Açık ve net olarak görülür ki harf sayım kuralı olarak hemze harf sayımlarına dâhil edilmemelidir.

Görüldüğü üzere yüce Allah mucizelerini göstermeye devam etmektedir. 36 derece doğu ve 38 derece kuzey açısını 19 kelimeyle bizlere bildiren Rabb’imiz bu 19 kelimeden sonra ayetin sonuna kadar toplam 51 harf geçirerek 51 sayısını takip etmemiz gerektiğini işaret etmiştir.

Resim 54: 17. ayetin 3. kısmının teknik analizi.

Resim 54

18:17 ayetinin ilk olarak Güneş’in doğuşunu izleyen bir kimse üzerinden yola çıktığını görmüştük. Analizin ilk bölümünde 36 harf geçişi bizlere doğu yönünde 36 dereceyi işaret etmişti. Kısacası önce doğu boylamının açısı işaret edilmişti. Mantık yürütüldüğünde bu kez 51 harf sayısının mağaranın doğu boylamını bir adım daha detaylı işaret etmesi gerektiği anlaşılır. Bunun da doğu boylamının dakikası olması gerektiği rahatlıkla görülür.

Böylece mağaranın 38 derece kuzey paralelinde, 36 derece 51 dakika doğu boylamında olduğu anlaşılır.

Aşağıdaki resimde 38 derece kuzey paraleli içinde 36 derece 51 dakika değerlerine sahip olan çizgi çizilmiştir. Mağara bu çizgi üzerinde bir yerde olmalıdır.

Bu çizgiyle yüce Allah’ın bizleri gerçek Ashab-ı Kehf Mağarası’na bir adım daha yaklaştırdığını açıkça görebilirsiniz. 

Resim 55: 38 derece kuzey enleminde 36 derece 51 dakika doğu boylamına sahip olan yerler beyaz çizgiyle çizilmiştir.

Resim 55

Ancak elimizde son noktayı koyacak ve altın vuruşu yapacak bir veri daha var. O da ayetin numarası olan 17 sayısıdır. Yüce Allah doğu boylamı üzerinden ilerleyeceğimizi bizlere gösterdi. Bu nedenle ayetin numarası olan 17 sayısını da mağarayı metre düzeyinde bulmamızı sağlayacak olan boylamın saniyesi olarak alalım.

Yüce Allah’ın işaretiyle,

38 derece kuzey paralelinde olan doğu boylamı 36 derece 51 dakika 17 saniye olan yerlere bir bakalım.

Google Earth isimli programdan alınan aşağıdaki resimde 38 derece kuzey paralelinde olan doğu boylamı 36 derece 51 dakika 17 saniye olan çizgi gösterilmiştir. Bu çizginin gerçek Ashab-ı Kehf Mağarası’nın yerini tam olarak işaret ettiğine lütfen tanık olunuz.

Resim 56: 38 derece kuzey paralelinde; doğu boylamı 36 derece 51 dakika 17 saniye olan çizgi gerçek Ashab-ı Kehf Mağarası’nın Aşfin’de olduğunu gösteriyor.

Resim 56

Mucizelere devam edelim:

Her zaman söylüyoruz. Kur’an yüce Allah katındandır. Onun bazı ayetlerini ilimde derinleşenler anlarlar ve Kur’an’ın Muhammed peygambere indirildiğine yüce Allah’la birlikte tanık olurlar, şahit olurlar. Bu tanık olma sürecini yüce Allah’ın izniyle birlikte yaşıyoruz. Ne mutlu görene! Ne mutlu tanık olana!

13:43 Ve derler kâfirlik etmiş (gerçeği gizlemiş/örtmüş) kimseler; “Değilsin sen gönderilmiş bir resul/bir elçi”; de ki: “kâfi geldi/yetti Allah; benimle sizin aranızda bir şahit/bir tanık; ve kimse, yanındadır onun kitap ilmi.”

Yanında kitap ilmi olan kimseler Kur’an’ın yüce Allah katından geldiğine işte böyle tanık olur. Rabb’imizin “ilmel yakin” olarak tanımladığı kesin ilimle; matematikle, fizikle, coğrafyayla, tarihle, jeolojiyle, tıpla, biyolojiyle ve daha nice bilimle tanık olur.

Bizim görevimiz ancak uyarmaktır. Sadece Kur’an’a çağırmaktır. Artık dileyen Rabb’ine giden sadece Kur’an yolunu tutsun. 

76:29 Doğrusu bu bir öğüttür/hatırlatmadır; öyleyse kim diledi; tutsun Rabb’ine doğru bir yol. 

Görüldüğü üzere yüce Allah 17. ayet üzerinden gerçek Ashab-ı Kehf Mağarası’nın yerini bizlere metre düzeyinde işaret etti. Ancak çok ilginç bir şekilde Kur’an’ın bizlere işaret ettiği koordinatlar 22.10.2022 tarihinde Google Earth programıyla alınan görüntülerdeki mağaranın bulunduğu konumdan 34,6 metre daha doğudadır.

Resim 57: Kur’an’ın bizlere işaret ettiği 36 derece 51 dakika ve 17 saniye doğu boylamı mağaradan 34,6 metre daha doğuda bulunmaktadır. Mağara tam olarak beyaz yuvarlağın altında, kayaların içindedir.

Resim 57  

Neden 34,6 metrelik bir fark var? Mağara Kur’an’ın işaret ettiği koordinatlardan neden 34,6 metre daha batıda?

Rabb’imiz bizlere mağaranın koordinatlarını 17. ayette bildirmişti. Bu ayetin hemen öncesi mağaraya giriş işaret edilmiştir. 

18:16 Ve o vakit uzaklaştınız onlardan ve Allah’ın haricinde ibadet ettiklerinden; öyleyse sığının mağaraya; yaysın sizlere Rabb’iniz rahmetinden; ve hazırlasın sizlere emrinizden/işinizden bir kolaylık/rahatlık/hoşluk.

Böylece anlarız ki 36 derece 51 dakika 17 saniye doğu boylamı gençlerin mağaraya girdikleri yıldaki mağaranın konumudur. Peki o durumda mağara 22.10.2022 tarihli Google Earth görüntüsünde neden 34,6 metre daha batıda?

Bunun nedeni tektonik plakaların yer değiştirmesidir. Aşağıdaki resimde görüldüğü üzere Arap levhası Anadolu levhasını batıya doğru itmektedir. Bu itiş o kadar kuvvetlidir ki Doğu Anadolu fay hattını oluşturur. Burada biriken enerji aralıklı olarak depremler şeklinde boşalır. Kahramanmaraş Afşin’de bulunan gerçek Ashab-ı Kehf Mağarası Anadolu levhasında bulunmaktadır. Mağara Anadolu levhasıyla birlikte batıya doğru itilmektedir. 

Resim 58: Arap levhası Anadolu levhasını batıya doğru itmektedir

Resim 58 

Anadolu levhası batıya doğru ne hızda ilerlemektedir?

Doğu Anadolu fay hattı boyunca Anadolu levhasının batıya doğru kayması yılda yaklaşık 18 mm’dir. Yani her yıl Anadolu levhası batıya doğru 1,8 cm kaymaktadır. Basit bir hesapla anlarız ki 34,6 metrelik batıya bir kayma yaklaşık olarak 1922 yılda gerçekleşebilir. Bu da Rabb’imizin bir işareti olarak karşımıza çıkar. Google Earth resmi 2022 yılında alındığına göre 2022 yılından 1922 yıl geriye gittiğimizde MS 100 yılını elde ederiz. Demek ki MS 100 yıllarında gençler mağaraya girmiş olmalıdır. Milimetre düzeyinde yapılan ölçümler on yıllar düzeyinde bir etki yapacağı için kesin bir yıl vermek elbette mümkün olmayacaktır. Ancak Kur’an’ın işaretleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde bu gençlerin mağaraya MS 100-150 yılları arasında girmiş oldukları söylenebilir.

En doğrusunu yüce Allah bilir.

Ana sayfa

© Tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmek koşuluyla bir kısmı veya tamamı izinsiz bir şekilde paylaşılabilir.

Kur’an gençlerin sayısını 7 olarak bizlere bildiriyor.

Kur’an gençlerin sayısını mucizevi bir şekilde bizlere işaret ediyor.

18:22 ayetinde yüce Allah şöyle buyurmuştur; 

Kur’an Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

2160|18|22|سَيَقُولُونَ ثَلَٰثَةٌ رَّابِعُهُمْ كَلْبُهُمْ وَيَقُولُونَ خَمْسَةٌ سَادِسُهُمْ كَلْبُهُمْ رَجْمًۢا بِٱلْغَيْبِ وَيَقُولُونَ سَبْعَةٌ وَثَامِنُهُمْ كَلْبُهُمْ قُل رَّبِّىٓ أَعْلَمُ بِعِدَّتِهِم مَّا يَعْلَمُهُمْ إِلَّا قَلِيلٌ فَلَا تُمَارِ فِيهِمْ إِلَّا مِرَآءً ظَٰهِرًا وَلَا تَسْتَفْتِ فِيهِم مِّنْهُمْ أَحَدًا

Arapça okunuş

Se yekûlûne selâsetun râbiuhum kelbuhum, ve yekûlûne hamsetun sâdisuhum kelbuhum recmen bil gayb(gaybi), ve yekûlûne seb’atun ve sâminuhum kelbuhum, kul rabbî a’lemu bi ıddetihim mâ ya’lemuhum illâ kalîl(kalîlun), fe lâ tumâri fîhim illâ mirâen zâhirâ(zâhiren), ve lâ testefti fîhim minhum ehâdâ(ehâden).

Meal

Diyecekler; üçtür, dördüncüleri onların köpekleridir; ve derler; beştir, altıncıları onların köpekleridir; bir taş atma gayba/bilinmeyene; ve derler; yedidir, ve sekizincileri onların köpekleridir; de ki: “Rabb’im daha iyi bilir sayısını onların”; yoktur bilen onları, biraz dışında; münakaşa etme onlar hakkında; apaçık görünen/açık kanıtlı bir münakaşa dışında; ve kesin biçimde ifade etme onlar hakkında onlardan birine.

Ayete göre bu gençlerin sayısı hakkında gelecek nesiller tartışacaktır. Bazı grupların 3 kişi, bazı grupların 5 kişi, bazı grupların da 7 kişi olduklarını tahmin ederek iddiada bulunacakları belirtilmektedir. Bu gençlerin sayısını en iyi bilenin yüce Allah olduğu muhakkaktır. Ayette “deki: “Rabb’im daha iyi bilir sayısını onların” buyurarak yüce Allah net bir şekilde bunu göstermiştir. Fakat bu cümleden sonra "yoktur bilen onları, biraz dışında" buyurarak azınlıkta olan (sayısı az olan) bazı kimselerin gençlerin sayısını doğru olarak bilebileceklerini bildirmiştir. Demek ki bu gençlerin sayısı yüce Allah dışında bazı kimseler tarafından kesin olarak bilinebilecektir. Bu nasıl olacaktır? Elbette yine Kur’an’ın işaretiyle.

Yüce Allah’ın Allah kelimesini Kur’an’da kasıtlı olarak yerleştirdiğini, bu yöntemle bizlere bazı işaretler verdiğine birçok yerde tanık olmuştuk. Bu mucizelerin bir kısmını örnek olması için verelim ki yüce Allah’ımızın mucizelerine herkes tanık olsun.

Allah kelimesinin büyük mucizesi:

Dişi bal arısının (kraliçe ve işçiler) 32 olan kromozom sayısının işaret edilmesi:

16. sure olan bal arısı (Nahl) suresinde sure başından dişi bal arısı kelimesinin geçtiği 68. ayete 32 Allah kelimesi geçmektedir. Bu geçiş sayısı da bize dişi işçi ve dişi kraliçe bal arısının kromozom sayısı olan 32’yi vermektedir.

16:68 Ve vahyetti Rabb’in dişi bal arısına; ki “edin evler dağlarda; ve ağaçlarda; ve yuva olarak inşa ettikleri (insanların) şeylerde.”

16. surede sure başından 68. ayete kadar geçen Allah kelimesi sayısı.

Ayet numarası

Ayetteki Allah kelimesi sayısı

1

1

9

1

18

2

19

1

20

1

23

1

26

1

28

1

31

1

33

1

35

1

36

2

37

1

38

2

41

1

45

1

48

2

49

1

51

1

52

1

53

1

56

1

57

1

60

1

61

1

62

1

63

1

65

1

16:68 Ve vahyetti Rabb’in dişi bal arısına; ki “edin evler dağlarda; ve ağaçlarda; ve yuva olarak inşa ettikleri (insanların) şeylerde.”

Toplam= 32

Bal arısı suresinin 16. sure olması da yüce Allah tarafından ayarlanmıştır. 16 sayısı erkek bal arısının kromozom sayısını işaret etmektedir. 

Demir atomunun 26 olan atom numarasının işaret edilmesi:

57. sure olan demir (Hadid) suresinde sure başından demir kelimesinin geçtiği 25. ayete 26 Allah kelimesi geçmektedir.

57:25 Ant olsun gönderdik elçilerimizi açık kanıtlarla/delillerle; ve indirdik onlarla birlikte kitabı; ve ölçüyü/dengeyi; ayağa kaldırıp dikmesi için insanların eşitliği; ve indirdik demiri; sert/sağlam bir güç/kuvvet onda; ve menfaatler/yararlar insanlar için; ve bilmesi/bilindik kılması için Allah’ın kim yardım eder ona ve elçilerine, gaybda/bilinmezde; doğrusu Allah güçlü/kuvvetlidir; güç yetirendir.

Ayet numarası

Ayetteki Allah
kelimesi sayısı

1

1

4

1

5

1

7

1

8

1

9

1

10

4

11

1

14

2

16

1

17

1

18

1

19

1

20

1

21

3

22

1

23

1

24

1

25

2

57:25 Ant olsun gönderdik elçilerimizi açık kanıtlarla/delillerle; ve indirdik onlarla birlikte kitabı; ve ölçüyü/dengeyi; ayağa kaldırıp dikmesi için insanların eşitliği; ve indirdik demiri; sert/sağlam bir güç/kuvvet onda; ve menfaatler/yararlar insanlar için; ve bilmesi/bilindik kılması için Allah’ın kim yardım eder ona ve elçilerine, gaybda/bilinmezde; doğrusu Allah güçlü/kuvvetlidir; güç yetirendir.

Toplam=26

Demir atomunun atom numarası olan 26 sayısının 26 Allah kelimesi geçirilerek işaret edilmesi gerçekten büyük bir delildir.

Ayrıca Güneş ve Ay tutulması döngüsü olan Saros döngüsü 18 yıl, 11 gün, 8 saat olarak Allah kelimesiyle işaret edilmişti. Güneş'in kendi etrafında dönüş süresi olan 24 gün (Ekva­torial, Sidereal) gibi bilimsel verilerin Allah kelimesi geçişleriyle Kur’an'da bildirildiğini görmüştük. Bu konuyla ilgili da­ha detaylı bilgiler kuranmucizeler.com sitesinden öğrenilebilir.

Görüldüğü üzere Allah kelimesinin geçişleri sistematik olarak bize bazı işaretler vermektedir. Kehf suresinde buna benzer bir işaret olabilir mi diye araştırdığımızda mucizevi şekilde bazı işaretler görürüz.

Surenin başından gençlerin sayısının işaret edildiği 22. ayete kadar kaç Allah kelimesi geçiyor diye saydığımızda mucizevi bir şekilde 7 sayısına ulaşırız.

Ayet numarası

Ayetteki Allah kelimesi sayısı

1

1

4

1

15

1

16

1

17

2

21

1

18:22 Diyecekler; üçtür, dördüncüleri onların köpekleridir; ve derler; beştir, altıncıları onların köpekleridir; bir taş atma gayba/bilinmeyene; ve derler; yedidir, ve sekizincileri onların köpekleridir; de ki: “Rabb’im daha iyi bilir sayısını onların”; yoktur bilen onları, biraz dışında; münakaşa etme onlar hakkında; apaçık görünen/açık kanıtlı bir münakaşa dışında; ve kesin biçimde ifade etme onlar hakkında onlardan birine.

Toplam=7

Allah kelimesi geçişlerini detaylı olarak verelim:

Ayette geçen
Allah 
kelimesi sayısı

 

 


Kur’an Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet

1

2139|18|1|ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ عَلَىٰ عَبْدِهِ ٱلْكِتَٰبَ وَلَمْ يَجْعَل لَّهُۥ عِوَجَا

Arapça okunuş

El hamdulillâh illezî enzele alâ abdihil kitâbe ve lem yec’al lehu ıvecâ(ıvecen).

Meal

Hamd Allah'adır ki indirdi kuluna kitabı; ve asla yapmadı ona (kitaba) bir eğrilik/bir yamukluk.

1

2142|18|4|وَيُنذِرَ ٱلَّذِينَ قَالُوا۟ ٱتَّخَذَ ٱللَّهُ وَلَدًا

Arapça okunuş

Ve yunzirellezîne kâlûttehazellâhu veledâ(veleden).

Meal

Ve uyarır kimseleri; dediler: “Edindi Allah bir çocuk”

1

2153|18|15|هَٰٓؤُلَآءِ قَوْمُنَا ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِهِۦٓ ءَالِهَةً لَّوْلَا يَأْتُونَ عَلَيْهِم بِسُلْطَٰنٍۭ بَيِّنٍ فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا

Arapça okunuş

Hâulâi kavmunettehazû min dûnihî âliheh(âliheten), lev lâ ye’tûne aleyhim bi sultânin beyyin(beyyinin), fe men azlemu mimmenifterâ alâ llâhi kezibâ(keziben).

Meal

Şunlar kavmimiz; edindiler O'ndan başka ilahlar; apaçık bir delille/yetkiyle onlara gelmeleri gerekmez mi? Öyle ki, kim daha zalimdir Allah'a karşı bir yalan iftira atan kimseden.

1

2154|18|16|وَإِذِ ٱعْتَزَلْتُمُوهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ إِلَّا ٱللَّهَ فَأْوُۥٓا۟ إِلَى ٱلْكَهْفِ يَنشُرْ لَكُمْ رَبُّكُم مِّن رَّحْمَتِهِۦ وَيُهَيِّئْ لَكُم مِّنْ أَمْرِكُم مِّرْفَقًا

Arapça okunuş

Ve izi’tezeltumûhum ve mâ ya’budûne illâllâhe fe’vû ilel kehfi yenşur lekum rabbukum min rahmetihî ve yuheyyi’ lekum min emrikum mirfekâ(mirfekan).

Meal

Ve o vakit uzaklaştınız onlardan ve Allah’ın haricinde ibadet ettiklerinden; öyleyse sığının mağaraya; yaysın sizlere Rabb’iniz rahmetinden; ve hazırlasın sizlere emrinizden/işinizden bir kolaylık/rahatlık/hoşluk.

2

2155|18|17|وَتَرَى ٱلشَّمْسَ إِذَا طَلَعَت تَّزَٰوَرُ عَن كَهْفِهِمْ ذَاتَ ٱلْيَمِينِ وَإِذَا غَرَبَت تَّقْرِضُهُمْ ذَاتَ ٱلشِّمَالِ وَهُمْ فِى فَجْوَةٍ مِّنْهُ ذَٰلِكَ مِنْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ مَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِ وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُۥ وَلِيًّا مُّرْشِدًا

Arapça okunuş

Ve tereş şemse izâ taleat tezâveru an kehfihim zâtel yemîni ve izâ garabet takrıduhum zâteş şimâli ve hum fî fecvetin minh(minhu), zâlike min âyâtillâh, men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehu veliyyen murşidâ(murşiden).

Meal

Ve görürsün Güneş’i; doğduğu/yükseldiği vakit eğilir mağaralarından onların, sağa doğru; ve battığı (Güneş) vakit makaslar/keser onları, sola doğru; ve onlar içindedirler bir gedik/bir oyuk onun (mağaranın); işte bu; ayetlerindendir Allah'ın; kimi kılavuzlar doğru yola Allah; öyle ki, o doğru yolu bulandır; ve kimi saptırır, öyle ki, asla bulamazsın ona bir veli (yakın koruyucu); bir doğru yol/bir olgunluk.

1

2159|18|21|وَكَذَٰلِكَ أَعْثَرْنَا عَلَيْهِمْ لِيَعْلَمُوٓا۟ أَنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَأَنَّ ٱلسَّاعَةَ لَا رَيْبَ فِيهَآ إِذْ يَتَنَٰزَعُونَ بَيْنَهُمْ أَمْرَهُمْ فَقَالُوا۟ ٱبْنُوا۟ عَلَيْهِم بُنْيَٰنًا رَّبُّهُمْ أَعْلَمُ بِهِمْ قَالَ ٱلَّذِينَ غَلَبُوا۟ عَلَىٰٓ أَمْرِهِمْ لَنَتَّخِذَنَّ عَلَيْهِم مَّسْجِدًا

Arapça okunuş

Ve kezâlike a’sernâ aleyhim li ya’lemû enne va’dallâhi hakkun ve ennes sâate lâ reybe fîhâ, iz yetenâzeûne beynehum emrehum fe kâlûbnû aleyhim bunyânâ(bunyânen), rabbuhum a’lemu bihim, kâlellezîne galebû alâ emrihim le nettehızenne aleyhim mescidâ(mesciden).

Meal

Ve işte bu/işte böyledir; tökezlettik/düşürdük/rastlattık onların üzerine; bilmeleri için ki Allah'ın vaadin hak/gerçek; ve doğrusu saat; yoktur şüphe onda; münazara ederlerken kendi aralarında onların işlerini; dediler: “Bina edin onların üstüne bir bina; onların Rableri bilir onlar hakkında; onların işine galip gelmiş kimseler dedi: “Mutlaka yaparız onların üzerlerine bir mescid/bir teslim olma yeri.

Allah'ın gençlerin sayısına dikkat çektiği ayete
kadar toplam 7 Allah kelimesi geçer.

2160|18|22|سَيَقُولُونَ ثَلَٰثَةٌ رَّابِعُهُمْ كَلْبُهُمْ وَيَقُولُونَ خَمْسَةٌ سَادِسُهُمْ كَلْبُهُمْ رَجْمًۢا بِٱلْغَيْبِ وَيَقُولُونَ سَبْعَةٌ وَثَامِنُهُمْ كَلْبُهُمْ قُل رَّبِّىٓ أَعْلَمُ بِعِدَّتِهِم مَّا يَعْلَمُهُمْ إِلَّا قَلِيلٌ فَلَا تُمَارِ فِيهِمْ إِلَّا مِرَآءً ظَٰهِرًا وَلَا تَسْتَفْتِ فِيهِم مِّنْهُمْ أَحَدًا

Arapça okunuş

Se yekûlûne selâsetun râbiuhum kelbuhum, ve yekûlûne hamsetun sâdisuhum kelbuhum recmen bil gayb(gaybi), ve yekûlûne seb’atun ve sâminuhum kelbuhum, kul rabbî a’lemu bi ıddetihim mâ ya’lemuhum illâ kalîl(kalîlun), fe lâ tumâri fîhim illâ mirâen zâhirâ(zâhiren), ve lâ testefti fîhim minhum ehâdâ(ehâden).

Meal

Diyecekler; üçtür, dördüncüleri onların köpekleridir; ve derler; beştir, altıncıları onların köpekleridir; bir taş atma gayba/bilinmeyene; ve derler; yedidir, ve sekizincileri onların köpekleridir; de ki: “Rabb’im daha iyi bilir sayısını onların”; yoktur bilen onları, biraz dışında; münakaşa etme onlar hakkında; apaçık görünen/açık kanıtlı bir münakaşa dışında; ve kesin biçimde ifade etme onlar hakkında onlardan birine.

Yüce Allah mağaraya sığınan gençlerin sayısını işaret ettiği 18:22 ayete 7 adet Allah kelimesi geçirmiştir. Bu 7 sayısı gençlerin sayısına büyük bir işarettir.

18:22 ayeti detaylı incelendiğinde; "üçtür, dördüncüleri onların köpekleridir; ve derler; beştir, altıncıları onların köpekleridir" diyenler önce zikredilmiş ve “recmen bil gayb” (bir taş atma gayba, bilinmeyene, bilinmeyen şey hakkında atıp tutmak) buyrularak bunu diyenlerin bilinmedik bir şey hakkında atıp tuttukları belirtilmiştir ve eleştirilmiştir. Fakat "ve derler; yedidir, ve sekizincileri onların köpekleridir" diyenlerle ilgili aynı ifade yüce Allah tarafından kullanılmamıştır. Bu nokta da yüce Allah'ın bir işareti olabilir.

Ayetin devamında “münakaşa etme onlar hakkında; apaçık görünen/açık kanıtlı bir münakaşa dışında; ve kesin biçimde ifade etme onlar hakkında onlardan birine.” buyrulmuştur. Gençler hakkında bir tartışma ancak apaçık delillerle yapılmalıdır. Şu şöyle söylemiş, bu böyle söylemiş gibi delilsiz hikayelerle bir tartışma asla yapılmamalıdır. Delilsiz bir tartışmanın kimseye bir faydası olmaz. Apaçık görünen, açık kanıtlı bir münakaşaysa doğruyu bulmamıza yardımcı olacaktır. Elbette gençlerle ilgili gerçekleri ancak ve ancak yüce Allah bizlere göstermeyi dilerse bizler onu kuşatabiliriz.

En doğrusunu yüce Allah bilir.